Bülbülü Öldürmek Kitap Analizi

Harper Lee’nin az sayıdaki eserle tamamlanan edebiyat serüveninin incilerinden biri olan Bülbülü Öldürmek, şüphesiz mutlaka okunması gereken kitaplardan biri. Günümüzün de hala en önemli sorunlarından olan ırkçılık ve önyargıların sonuçlarının neler olabileceğini küçük bir kızın büyüme hikayesi üzerinden aktarıyor. Kaç yaşında olursanız olun, bu kitabı okurken çocukluğunuza döneceksiniz ve hayatı küçük Scout’ın gözlerinden görecekseniz.

Diğer yandan yazarın kendi hayat hikayesinden izler taşıdığı düşünülen bu klasik romanda, iyilik ve kötülük kavramlarının hem bireysel hem de toplumsal boyutları detaylıca incelenmiş. Yayınlandığı günden bu yana okuyucuların gözdesi romanın detaylarına geçelim öyleyse…

Bülbülü Öldürmek Konusu Nedir?

Bülbülü Öldürmek romanı, ilk olarak 1960 yılında yayınlandı ve ilk günden itibaren büyük ses getirdi. Öyle ki hemen bir yıl sonrasında yazarına Pulitzer Ödülü kazandırdı. Aynı zamanda dünya çapında 40’tan fazla dile çevrildi ve derslerde işlenen bir konu haline geldi.

En temel ifadeyle roman, Amerika’nın güneyinde yaşayan bir çocuğun ırkçılık ve önyargıyı fark edişini yalın ve gerçekçi bir şekilde anlatır. Kitapta yaşanan hikayenin en vurucu anlatımı ise kitaba da adını veren şu sözlerle yapılabilir: “İstediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır.” Neden saksağanı öldürmek günah olmasın? İşte bu roman, size hem bu soruyu sorduruyor hem de cevabıyla yüzleşmenizi sağlıyor.

Not: Kitabın orijinal adı To Kill a Mockingbird. Mockingbird, Türkçeye doğrudan çevrildiğinde alaycı kuş olarak kullanılabilir. Ancak çevirmenler, Türk edebiyatında da önemli bir yeri olan bülbülü tercih etmişler. Bülbül de alaycı kuş da masumiyeti ve güzelliği temsil ettiği için öldürülmelerinin günah olacağına inanılır.

Bülbülü Öldürmek Karakterleri

Kitabın detaylarına inmeden önce ilk olarak biraz karakterlerden bahsedelim. Karakterleri tanımak, bu romanı anlamak ve yorumlamak için ilk adımlardan biri olacaktır.

Atticus Finch: Romanın ana karakterlerinden biridir. Scout ve Jem’in babasıdır. Avukattır. Adaleti ve ahlakın temsilcisi olarak kabul edilebilir. Harper Lee’nin bu karakteri yaratırken esin kaynağı, avukat ve gazete editörü olan babası olmuştur.

Atticus Finch, daha önce hazırladığım Karizmatik Roman Karakterleri yazımda da yer alan karakterlerden biri. Diğerlerini öğrenmek isterseniz, içeriğe bir göz atabilirsiniz.

Scout Finch: Scout ise çocukluğunun sonlarına gelmiş ve hikayeyi gözünden izlediğimiz ana karakterimizdir. Babasına hayran bir kız çocuğu olmasının yanında biraz “tomboy” havasındadır. Sorgulamayı sever.

Jem Finch:  Atticus’un diğer çocuğu, Scout’un abisidir. Scout’tan birkaç yaş büyüktür.

Charles Baker Harris (Dill): Scout ve Jem’in yakın arkadaşları. Yaz aylarında kasabada yaşayan teyzesini ziyarete gelir. Ailesi tarafından yeteri kadar ilgi görmeyen, sessiz bir çocuktur. Pek çok okur, Lee’nin yarattığı bu karakterin yakın arkadaşı ünlü yazar Truman Capote olduğunu düşünüyor.

Mayella Violet Ewell: Tom Robinson tarafından saldıraya uğradığını iddia eden kadın.

Bob Ewell: Mayella Violet Ewell’in babası. Karısını kaybettiğinden beri kızı ile birlikte yaşamaktadır.

Bayan Maudie: Atticus Finch’in yardımcısı. Kitaba adını veren muhteşem sözü söyleyen kişidir. (Yukarıda söz etmiştim. Saksağan ve bülbül karşılaştırması)

Tom Robinson: Haksız yere suçlanan ve idam ile yargılanan siyahi genç adam.

Boo Radley: Finch ailesinin komşusudur. Ancak çocuklar tarafından bir “canavar” olarak görülür. Hikaye devam ederken çocukların Boo hakkındaki düşünceleri de değişecektir.

Bülbülü Öldürmek Ana Fikri

Bülbülü Öldürmek kitabını temel olarak iki farklı bölüm üzerinden incelemek gerekir. Romanın ilk bölümü çocukların hikayelerine, iç dünyalarına ve kasabadaki hayatlarına odaklanmıştır. Böylece karakterleri iyice tanıyabilir ve düşüncelerini keşfedebilir, dönemin koşullarına onların gözlerinden bakabiliriz. İkinci bölüm ise ırkçılığın ve önyargının ciddi boyutlarını ele alıyor. Atticus’un siyahi genci savunmaya başlaması ile mahkeme bölümlerine yoğunlaşılıyor.

Harper Lee’nin akıcı anlatımı sayesinde roman, okuyucuyu sürüklemeyi ve hikayenin içine taşımayı başarıyor. Ana tema ne kadar yoğun ve narin olsa da küçük bir kız çocuğunun ağzından aktarılması, okuyucuyu rahatlatıyor. Yadırganacak ya da sırıtan detaylar yok. Üstelik sağlam ve güçlü bir hikaye altyapısı da bulunuyor. Diğer yandan kitabın temel ana fikrinin ise ırkçılık üzerinden işlendiğini söylemek mümkün. Görülüyor ki ırkçılık gibi kötücül fikirler, doğuştan gelmiyor. Her insan toplumsal ve aile etkeni çerçevesinde, sonradan ırkçılıkla tanışabiliyor.

Bülbülü Öldürmek Filmi Var mı?

Evet, filmseverleri mutlu edecek bir haberimiz var. Bülbülü Öldürmek, sinema dünyasına da uyarlanmış eserlerden. Üstelik bol ödüllü bir yapım. Kitap yayımlandıktan 2 yıl sonra, 1962’de, gösterime giren film, başrol oyuncusu Gregory Peck’e, Akademi Ödülleri’nde, “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü kazandırdı. Aynı zamanda 3 farklı dalda daha ödül alan film, ülkemizde Uğursuz Kuş adıyla gösterime girmiştir.

Bülbülü Öldürmek Devam Kitabı

Kitabı bitirdikten sonra içinizde bir yarım kalmışlık hissi oluşması muhtemel. Çünkü Scout’un ve kasabadaki diğer insanların sonralarını merak ediyorsunuz. İşte Harper Lee, bu okuyucularını da unutmamış ve 2015 yılında Tespih Ağacının Gölgesinde romanını yayımlanmış.

Yazarın tek romanı olarak bilinen Bülbülü Öldürmek’ten sonra gelen devam romanı, Lee hayranlarını oldukça heyecanlandırmıştı. İlk romanda geçen hikayenin üzerinden 20 yıl sonrasını anlatan bu yeni kitap, yayımlandığı andan itibaren büyük ses getirdi. 55 yıllık bir aradan sonra ilaç gibi gelen roman, ilk kitap kadar olmasa da okuyucular tarafından beğenildi. Üstelik pek çok soru işaretine de cevap oldu. Diğer yandan bu kitap, Lee’nin yayımlanan ikinci ve son romanı oldu.

Harper Lee Kimdir?

Harper Lee, 1926 yılında Alabama’da doğdu ve çocukluğu Monroeville şehrinde geçti. Yazarlık kariyerine otobiyografilerle başladı ve bu kısa hikayeler, en ünlü romanı Bülbülü Öldürmek’in çıkış noktası oldu. Öyle ki bu romanla 1961 yılında – yani romandan hemen bir yıl sonra – Pulitzer Edebiyat Ödülü kazandı. Ancak 2015 yılına kadar yeni bir roman yayınlamadı. Bunun yanında söyleşilere ya da röportajlara da katılmayı tercih etmedi. Bülbülü Öldürmek’teki Dill karakterine ilham olan kişinin çocukluk arkadaşı Truman Capote olduğu bilinir ve dostlukları Capote’nin ölümüne kadar sürmüştür.

Lee’nin edebiyat serüveni hakkında az bilinen bir diğer detay ise Tespih Ağacının Gölgesinde romanını, Bülbülü Öldürmek’ten önce yazmış olduğudur. Ancak destek aldığı bir editörünün önerisi ile bir çocuğun gözünden anlatıldığı başka bir hikayeye çevrilmiştir. Yıllarca yayımlamayı istemediği ilk romanı ise 2015 yılında okuyucularla buluşmuştur. Bu romanın yayımlanmasından 1 yıl sonra ise Harper Lee hayatını kaybetti.

Bülbülü Öldürmek Benzeri Kitaplar Var mı?

Eğer Bülbülü Öldürmek’i okumuş ya da hikayesinden etkilendiyseniz, benzer formda romanları merak edebilirsiniz. Kitaplığınızda mutlaka bulunmasını önereceğim birkaç romanı da aşağıya iliştiriyorum.

  • İki Şehrin Hikâyesi – Charles Dickens
  • Yüzyıllık Yalnızlık –  Gabriel Garcia Marquez 
  • Beyaz Diş – Jack London
  • Gazap Üzümleri – John Steinbeck
  • Sineklerin Tanrısı – William Golding
  • Fareler ve İnsanlar – John Steinbeck

Bunlar bana yetmedi diyorsanız, 30 Yaşına Gelmeden Okunması Gereken Kitaplar – Dünya Edebiyatı yazımda çok daha fazlasını bulabilirsiniz.

Birisi “Bülbülü Öldürmek Kitap Analizi” üzerinde düşündü

Yorum bırakın