Kral Midas Efsanesi

Kral Midas, pek çok kaynağa göre M.Ö. 738 ile M.Ö. 696 yılları arasında yaşayan ve Frigya’nın başkenti Gordion’un efsane haline gelen kralıdır. Asur kaynaklarında Kral Midas, Muşkili Mita olarak anılır. Frigya’nın en ünlü krallarından biri olmasının yanında, yaşamı ile ilgili çok sayıda mitolojik efsaneye konu olmuştur.

Antik çağları anlatan kaynaklar, Frigya’nın en parlak döneminin Midas dönemi olduğunu yazar. Bunun yanında kaynaklar, Midas ile ilgili en yaygın iki efsaneden de bahseder: Dokunduğu her şeyi altına çevirdiği ve eşek kulaklarının olduğu.

Kral Midas Kimdir?

Anadolu’da Sakarya Nehri’nin kıyısına kurulan uygarlık Frigya’nın en büyük krallarından biri olan Midas, Yunan mitolojisinde tartışmaya neden olan karakterlerden biridir. Pek çok kaynakta hakkında farklı bilgiler ve efsaneler anlatılır. Hırsı ve açgözlülüğü ile nam salmış bir kral olsa da gözü gibi baktığı bir gül bahçesinin olması, ince bir kişiliği olduğunu gösterir. Üstelik kulakları ile ilgili yayılan söylentiler nedeniyle utangaç ve özgüvensiz tarafları da vardır.

Kral Midas’ın hüküm sürdüğü toprakların başkenti olan Gordion, bugünkü Yassıhöyük bölgesinde yer almaktadır. Yıllar önce yapılan bir kazı çalışmasında bu bölgede yerin metrelerce altında bit tümülüs bulunmuştur. Tümülüste M.Ö. 700’lü yıllardan kaldığı düşünülen bir mezar vardır ve mezardaki iskeletin Midas’a ait olduğu düşünülmektedir. Kafatası üzerinde yapılan araştırmalar sonucu gerçekten kulak yapısının normalden farklı ve kulaklarının da uzun olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda kafatasının şekli ya genetik bir sorundan kaynaklı şekil bozukluğu olduğunu ya da kafasına aldığı darbe sonucu öldüğünü göstermektedir.

Kral Midas’ın kafatası, bugün Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir.

Midas Dokunuşu ya da Altın Dokunuşu

Günlerden birgün şarap tanrısı Dionysos’un yoldaşı Satiros, Frigya’da dolaşıyormuş. Bu gezintide Kral Midas’ın göz alıcı gül bahçesine girmiş ve uykuya dalmış. Midas, Satiros’u bahçesinde görünce sarayına davet etmiş ve 10 gün boyunca ağırlamış.

Yoldaşı Satiros’un bu kadar güzel ağırlandığını duyan Dionysos, Kral Midas’a bir dileğini gerçekleştireceğini söylemiş. Kral ise zenginliğini arttırmak istediği için dokunduğu her şeyin altına dönüşmesini istemiş. Ama bu isteği hayatını tümüyle değiştirecekmiş.

İlk zamanlar her şey yolunda gitmiş. Kral Midas servetine servet katıyor çünkü dokunduğu her şey altına dönüşüyormuş. Ancak doğal olarak sevdiği tüm insanlar, yemek istediği yemekler, çok özendiği gül bahçesi de altına dönüşmeye başlamış. Bu duruma daha fazla dayanamayan ve dileğinin laneti olduğunu anlayan Midas, Dionysos’tan yardım istemiş. Dileğinden vazgeçtiğini, onu geri almasını istemiş.

Dionysos, Midas’ın durumuna acımış ve Paktolos Irmağı’nda yıkanmasını söylemiş. Irmakta yıkanan Midas gücünden kurtulmuş ve eski haline dönmüş. O günden bu güne Paktolos Irmağı’nın yani Manisa’daki Sart Çayı’nın çevresinde altın parçacıklarının Midas’tan kaldığına inanılır.

Bu efsanenin Aristoteles’e göre yorumlanışı ise daha farklıdır. Aristoteles, Midas’ın dokunduğu her şeyi altına çevirmesi nedeniyle açlıktan ve susuzluktan öldüğünü düşünmektedir.

“Midas’ın Kulakları Eşek Kulakları!”

Zamanın birinde Apollon ile Pan arasında bir müzik yarışması düzenlenmiş. Kral Midas da bu yarışmadaki jüri üyelerinden biri olarak seçilmiş. Pan kaval çalıyor, Apollon ise lir çalarak yarışıyormuş. Jüri üyelerinden biri olan dağların tanrısı Tmolos, oyunu Apollon’a vermiş. Midas ise oyunu Pan’dan yana kullanmış. Apollon bu duruma çok sinirlenmiş ve sanatını değerlendiremediğini düşünerek Midas’ın kulaklarını eşek kulaklarına çevirmiş.

Kral Midas kulaklarını uzun süre halktan saklamayı başarmış. Bunun için kafasından hiç çıkarmadığı külahı ile dolaşırmış. Fakat saçları çok fazla uzamış ve berbere gitmesi gerekmiş. Berberi kulaklarını gördüğünde Midas, bu sırrı kimse ile paylaşmamasını emretmiş. Berber bu sırrı saklamaya çalışsa da dayanamamış ve bir kuyuya gidip bağırmış: “Midas’ın kulakları, eşek kulakları!” Bu sözler kuyudaki sudan taşıp, rüzgara ulaşıp her yere yayılmış. Midas’ın halkı tüm sırrı öğrenmiş olmuş.

Zaman geçtikçe Midas, halkının yakıştırmalarına dayanamayıp kulaklarını kestirmiş. Ama ne kadar kestirirse kestirsin kulakları uzamaya devam etmiş. Halkı Midas’la “eşek kulaklı Midas” diye alay etmeye başlamış. İtibarını yitiren Midas ise tanrıya yalvarmış:

“Tanrım kulaklarımı düzelt ve tüm servetimi elimden al.”

Bu yalvarışından sonra tanrı onu bağışlamış ve kulaklarını düzeltmiş. Ama çok geçmeden ve kimse görmeden de canını yani tüm servetini almış.

Eşek kulak efsanesine farklı bir yaklaşım ise Midas’ın genetik bir hastalık nedeniyle asimetrik kulaklara sahip olduğudur. Bu hastalık yüzünden Midas’ın kulaklarından biri aşağıda, biri yukarıdaymış. Kafatasının da şekilsiz olduğu düşünülen kral, bu durumdan utandığı için hep şapka ile dolaşırmış. Midas’ın eşek kulaklarının olduğuna duyulan inanış da bu nedenle ortaya çıkmış.

İlk efsaneye göre daha mantıklı bir yaklaşım olduğunu söylemek mümkün. Geçtiğimiz yıllarda yapılan kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan bulgular da bu savı kanıtlar niteliktedir.

Yorum bırakın